"ÇOCUKTU" Özgün ÖZKAN

 

Hani o;

 

Saklambaç oynayan,

Topun peşinden koşan,

Misketleri dolduran,

Umarsızca, Bazen usulca,

Hatta sessizce,

Ama hep özenle...

Ortalığı karıştıran,

Saf, temiz ve mutlu,

Oldukça umutlu,

Sıradan bir çocuktu.

 

Sokakta koşuşanlar,

Ağabeyler ve ablalar,

Arkada polis amcalar,

Duvarlarda yazılar,

Ellerinde silahlar,

Okulda boş sıralar,

Dışarıda bomba sesleri,

Korkunun çeşitleri,

Sınav varmış,

Girmeli.

Fosforun kesif kokusu,

Boğazın o dokusu,

Bahçede yaşıtlar,

 Şaşkın, ürkek bakışlar,

Heyecanlı analar,

Bekleşen babalar,

Salonda masalar,

Üzerinde sorular,

İşaretlenen cevaplar,

Toplanan kâğıtlar,

Açıklanan sonuçlar,

Alınan gazeteler,

Bulunan isimler,

Mutlu, heyecanlı gözler,

Sarılmış bedenler.

 

Vedanın görkemlisi,

Yavruların stresi,

Trenin rutin sesi...

Giyilen üniforma,

Kesilen saçlarla,

Ranzadaki yatakta,

Yorganın altında,

Hıçkırıklarla…

 

Çok sesli bir dolap,

Yemekte çelik tabak,

İğrenç kokan o bardak,

Paylaşılan fasulye,

Çürük gelmesin diye,

Dua etmelisin işte.

 

Boyundan büyük tüfek,

Bol “Koli”li bir Hersek,

Çadırda iki kişi,

Kadriye’nin cilvesi,

Şeftali ağaçları,

Jeep’in o ilk farları.

 

 Okunan mektuplar,

İşlenmiş çamaşırlar,

Gelmeyen telefonlar,

Şapo’nun cetveli,

Fizikçinin elleri,

Kayhan’ın küfürleri,

Yaşlar süzülmemeli...

Hep özledi gurbeti,

Çünkü “o” bir çocuk,

Besbelli.

 

Fındığın ezmesi,

Vapurun o kalın sesi,

Stattaki törenler,

Omuzdaki kuleler,

Sımsıcak yürekler,

Alkışlayan veliler.

 

Çaydaki çapkınlıklar,

Kesişen bakışlar,

Üç filmlik seanslar,

Bilardodaki toplar,

Biranın serinliği,

Midyenin lezzeti,

Mercan’ın o yokuşu,

Kanlıcada’ki yoğurtçu,

Yaşayamayan çocuktu.

 

Şefin asası,

Bandonun marşı,

Vapurun son turu,

Kulelerin gururu,

Ellerde diplomalar,

Trende kumanyalar,

Yokuşun en keskini,

Harbiye’nin “Meç’lisi,

Çocuk artık bir gençti.

Remzi’nin seçmeleri,

Baybars’ın o halleri,

Bahçedeki havuz,

“Lütfen dönüp durunuz.”

Banklara tüneyenler,

Sigaradan nefesler,

“Ceset”teki lezzetler,

Amfide Taktik’çiler.

 

İki dakikada soyunanlar,

Soyunup da sürünenler,

Asfaltı hissedenler,

Boneli olanlar,

Bakarken boğulanlar,

Ağaçlarda domuzlar,

İçilen gazozlar,

Doksan dört’e koşanlar,

Zeminle buluşanlar,

Gömülen yiyecekler,

Pislik dolu içmeler.

 

Kaybedilen yollar,

Patlayan ayaklar,

Batan tırnaklar,

Kuruyan dudaklar,

Keçiboynuzlu ağaçlar,

Büyüyen “Kuzular.”

 

Cepleri dikili kabanlar,

Limon sürülmüş saçlar,

Çıkılamayan çarşılar,

Bulunamayan kızlar,

Bulmuş gibi yapanlar,

“YY”deki kulaklar,

Yaşanamayan yıllar.

 

Öğretiler beyinlerde,

Gelecek o gençlerde,

Herşey ideallerde,

Yıldız apoletlerde,

Mutluluk gözlerde,

Diplomalar ellerde,

Peki gurur nerede?

O da ailelerde.

 

Çekilen kur’a,

İlk içtima,

Eğitim çantası var aslında, Ama akıllar...

Nedense, duvardaki boyada,

Kompleksli yönetenler,

Yönetirken ezenler,

Denetlenen hedefler,

Şaşırmış genç rütbeler.

 

Şehitlerden haberler,

Tetikteki o eller,

Saçma sapan tayinler,

Beğenemeyen gözler,

Uzaktaki bebeler,

Kavuşulamayan eşler,

Ulaşılamayan cenazeler.

 

Fazlalaşan rütbeler,

Kaybolan beklentiler

Yabancılaşan idealler,

ÖnemSİZ hissetmeler,

Sarsılan güvenler,

Karamsar düşünceler,

Hapisteki kardeşler,

Aşağılayan cümleler,

Yalnız kalan yürekler,

Asılan kıyafetler,

Bir sürü bilinmezler.

 

Çevrende dostların,

Aslında dost sandıkların,

 Arkandan vuranlar,

Vurmamış gibi yapanlar,

Aldatanlar,

Akçeli işler,

Olmasa daha iyi olan “devreler.”

 

Yıllar öncesindeki o çocuk,

Kirlenmiş bu dünyada,

Canı yansa da, HATTA…

Mutlu mu bilmem ama,

Saklambaç oynarken bıraktığı bu hayatta,

Otuzbeş yıldan sonra,

Sanırım hala bir çocuk.

 

Kötü bir şey değil bu...

Çocuk olabilmek,

Saf kalabilmek.

 

Önemli olan;

 

Deneyebilmek,

Dik durabilmek,

İnsanca davranabilmek...

 

H.Özgün Özkan 09.05.2015

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Özgün ÖZKAN

zabitan.net@gmail.com

544 kez okundu
31.12.2017

Yorumlar