"ŞİİR DÜNYASI" M. Rasim ACIYAN

"Öyle bi çık ki karşıma ''Her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi'' hissedeyim seni ." 
Şair Edip Cansever’in güzel dizeleri ile siz devre arkadaşlarıma Merhaba demenin kıvancı içindeyim.
Meslek yaşantımız boyunca sınıflarımız ve görev yerlerimiz farklı olmuş olsa da, hepimiz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği yolda, Cumhuriyet şuurunu ve ahlakını kazandırmaya yönelik gayretler içerisinde bulunduk.. Vatan sevgisi, Bayrak sevgisi en büyük sevgimizdi ki, bu uğurda şehitler verdik (Şehitlerimizin ruhları şad osun), Gazi olduk, sevdiklerimizin hasreti içimizde onurla gururla şerefle ettiğimiz yemine bağlı kalarak görevlerimizi ifa ettik..

Bütün bunların doğal bir sonucu olarak, var olan bazı yeteneklerimizi saklı bıraktık, yada sadece kendi çevremize lanse edebildik. Herkesin kendini ifade ediş şekli farklıdır. İfade ediş; resim, müzik, heykel, sinema, tiyatro, şiir şeklinde olabilir. Önemli olan, sanatçının bir şekilde dış dünyayla iletişim kurma­sıdır. Bu iletişimde kullanılan malzemeye göre sanat alanları ortaya çıkar. Sesle, sözle, çizgi ve renkle, taşla, ahşapla ve ben­zeri malzemelerle sanatçı kendini ifade eder. Güzel sanatlar sa­natçının kullandığı malzemeye göre sınıflandırılabilir.

Şahsım da, Edebiyat ve yazı türlerini kapsayan sanatın şiirle olan kısmıyla ilgilenmekteyim.

Şiir, zengin imgelerle (hayal), ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebi bir türdür.

Şiirler genellikle duygu birimi kabul edilir. Yani bilgi aktarmak, için şiir yazılmaz. Şiir duygulardan, imgelerden, özlemlerden oluşmuş bir yaşantının ürünüdür. Şairler, bir yaşantıyı şiir aracılığıyla okuyucuyla paylaşır.

ŞİİRDE İÇERİK UNSURLARI

a-) Konu: Şiirde şairin anlatmak istediği, üstünde durduğu durum, olay veya düşüncedir.

b-) Tema: Şiirin geneline hâkim olan ana duygu ve hayallerdir.

ŞİİR TÜRLERİ VE ÖZELLİKLERİ

1-) Epik (Destansı) Şiir

Konusu, yiğitlik, kahramanlık, savaş, vatan sevgisi gibi konuları coşkun bir şekilde işleyen destansı şiirlerdir

2-) Lirik (Duygusal) Şiir

Aşk, sevgi, ayrılık, hasret, ölüm gibi bireysel duyguları coşkulu bir üslupla işleyen şiirlerdir. 

3-) Pastoral Şiir (Doğa Şiiri)

Doğa güzelliklerini, köy ve çoban yaşamını dile getiren şiirlerdir. Çobanlar, sürüler, yaylalar, çeşmeler, ağaçlar, kuşlar… bu tür şiirlerde sıkça dile getirilir.

4-) Satirik Şiir (Yergi Şiiri)

Kişi ya da toplumun aksayan yönlerini alaycı ve iğneleyici bir tutumla dile getiren şiirlerdir.

5-) Dramatik Şiir

Anlatılanları insanın gözü önünde tiyatro gibi canlandırabilen şiirlere dramatik şiir denir.

6-) Didaktik (Öğretici) Şiir

Bilim, sanat, ahlak, din, felsefe gibi birçok alanda bilgi öğüt vermeyi amaçlayan, sanat ve duygu yönü zayıf şiirlerdir.

ŞİİR NASIL DOĞAR! / Rainer Maria RİLKE

"Bazılarının sandığı gibi mısralar duyguların değil, yaşanmış deneylerin sonucudur. Tek bir mısra yazmak için birçok şehirleri, insanları ve nesneleri görmüş olmak, hayvanları tanımak, kuşların nasıl uçtuğunu duymak ve sabahları çiçeklerin açılırken nasıl titrediğini öğrenmek gerekir. Bilinmez yerlerdeki yolları, beklenilmeyen karşılaşmaları ve uzun zamandır yaklaştığını sezdiğimiz ayrılışları, esrarı daha aydınlatılmamış olan çocukluk günlerini, size anlayamadığınız sevindirici bir haber verdikleri zaman kalplerini kırdığınız ana babaları, derin ve tehlikeli değişmelerle garip bir şekilde başlayan çocukluk hatalarını, kapalı odalarda geçen sessiz günleri, deniz kıyılarındaki sabahlamaları, denizin kendisini, denizleri, yükseklerde çağıldayan ve yıldızlarla uçuşan yolculuk gecelerini yeniden, yeniden yaşamak gerekir. Bunları bile yaşamak yetmez. Biri ötekine benzemeyen sayısız aşk gecelerini, doğum sancılarıyla kıvranan kadınların çığlıklarını, odalarından bir türlü çıkamayan süzülmüş lohusaları hatırlamak gerekir. Ama ayrıca, ölenlerin yanında bulunmak; pencereleri açılmış, içine gürültülerin dalga dalga dolduğu odalarda bir ölünün yanı başında oturmuş olmak gerekir. Anıların olması da yetmez. Pek çoksalar onları unutabilmek ve geri dönmelerini bekleyebilmek için büyük bir sabır gerekir. Çünkü sorun anılarda da değildir… Anılar ancak bizde kan haline geldikleri, bakış ve davranış oldukları, adlarını yitirdikleri, kendimizden ayırt edilmedikleri zaman; işte yalnız o zaman, pek seyrek bir anda, bir dizenin ilk kelimesi onların arasından doğuverir." Rainer Maria RİLKE Çeviri: Suut Kemal Yetkin

SENDE KALMIŞ ÖZDÜRLÜĞÜM

Her güneş doğuşunda siluetin,

Her gün batımında gölgen,

Her seste sesin var.

Her duvarda sloganın,

Sokak lambasında ışığın,

Tribünlerde ana avrat sövüşün,

Yollarda izin var.

Kıblede esintin,

Rüzgarda kokun,

Yağmurda dağınık saçların,

Ankara garında el sallayışın var.

Karanlıkta korkun,

Aydınlıkta hüznün,

Ellerimde ellerin,

Yüreğimde sıcaklığın var.

Mavide özgürlüğün,

Geri baktığımda sende kalan aklım var.

Gökyüzünde yüzün,

Sende benim özgürlüğüm var... mr_a (10.09.2014)

 

SEN GİTTİN

Sen gittin.

Yüreğim kafesinden her dem uçurduğum güvercinler,

Sahibi meçhul Şahinlere yem oluverdiler.

Gözlerimin uçurumunda hayallerin,

Geride mektup bırakmaksızın intihar ettiler..

 

Güneş ufuk çizgisinin ardında,

Sokak kedisinin rengine çalan bulutlara gizlenmiş.

Her kızgınlığımızı anne şefkatiyle kucaklayan sahilin kumları,

Öfkesini kusan denizin dalgalarına boyun eğmiş.

Martılar bile şehir çöplüklerinde,

Sevdikleri denizden vazgeçmiş.

 

Her ayrılık şarkısı yüreğimde jilet kesiği ağrısında iz bırakırken,

Yalnızım zihnimin mahşer yerinde,

Yalın ayak yürüyorum kalp kırıklarımın üzerinde.

Sonu ölümümdür,

Bulursam izini başka şairin dizelerinde.. mr_a  06/2014

 

 

Yazmak ve okumaktan ne kadar mutlu oluyorsak onun kadar belkide ondan daha fazla yazmaya ve okumaya saygı duyarak, birlikte üretmenin övüncü ve sevinciyle yazılarınızla ve okumalarınızla bizlerle olmanızı dileriz…Saygılarımla

559 kez okundu
31.12.2017

Yorumlar