"TANK VS SHAPED CHARGE-1"-Aziz GÜLER
TANK VS SHAPED CHARGE

 

            Savaş alanında yüksek hız, ateş gücü ve zırh korumasını bir araya getirmek için hep bir arayış olmuştur.
            Hititlerin savaş arabaları, Antik Yunan ordularındaki zırhlı piyadeler, Türk Ordularındaki Atlı Okçu Süvariler, Avrupa Derebeyliklerinde ise Ağır Zırhlı Süvariler hep bu arayışa uygun dönemsel çözümler olarak ortaya çıkmış ve savaşların seyrini değiştiren yetenekler olarak tarihteki yerlerini almışlardır.

 

 

            Birinci Dünya Savaşı ise Savaş Tarihinde ateş gücünün öne çıktığı bir dönemi temsil eder. Bu yıllarda hafif ve ağır makineli tüfekler (Dönemdeki adları ile mitralyöz) seri ateşli çekili topçu, sabit koruganlardaki ağır topçu ile savaş durağanlaşmış, mevzi savaşlarına dönüşmüştür.

 

            Mevzilere gömülen piyadeler hareketsiz hale geldiği için manevra yapılamaz, dolayısı ile savaş sonuçlanamaz bir döneme doğru girilmiştir.
            Durağanlaşan savaş ordulara modern savaş arabası veya savaş fili kudretini sunacak, ateş gücü, zırh ve hızı birleştirecek bir çözüm bulmaya zorlamıştır.

 

            Çağın imkânları ölçüsünde ilk bulunan çözüm zırhlandırılmış kamyonlara makineli tüfek monte etmek, zırhlı silahlı araçlar üretmek ile başlamış, bu araçların yola bağımlı kalması nedeni ile yeni bir çözüm üretilmiş ve paletli zırhlı modern tankın atası ortaya çıkmıştır.

     

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

     

 

            İlk üretilen Tanklar bugünün anlayışı ile tanımlarsak her biri birer konsept tasarımdır. Kimi iki kişilik kimi 10 kişiliktir. Kiminde hem makineli tüfek hem    top vardır.Hızları düşüktür, zırhları incedir, asıl amaç piyadenin önünü açmaktır, arazide hareket edebildiği için bu maksada hizmet etmektedir. En önemli     sorun olan durağanlaşan savaşa zırhlı fillerin, savaş arabalarının getirdiği hareketi getirmiştir.

            Savaş sona erince Tank’ın gelişimi durmamış, ordular bu silah platformunu sürekli geliştirmeye çalışmış, bir taraftan da karşı tedbirler araştırılmaya   başlanmıştır.

            1938 Yılında Türk Ordu Talimnamelerinde Tank ve gelişmeler çok güzel özetlenmiştir;
“Büyük Harpte (Birinci Dünya Savaşı) ateşin şiddeti hareketi durdurmuş, piyadeyi toprağa gömülmeğe mecbur etmişti. Bu duraklığı tekrar harekete geçiren tank silahı olmuştur. Evvela İngilizler tarafından kullanılan bu silah bir baskın tesiri yapmıştı. Bu günün kudretli bir taarruz silahıdır. Piyadenin elindeki silahlardan müteessir olmamak, hareket itibarı ile araziye bağlanmamak, ateş ve ezici tesiri düşmana doğru yürütmek; bu suretle düşman tarafından en çok ateş altında bulundurulan sahayı geçerek onun defi ve tart tertibatını bozup kendi piyadesine yol açmak gibi kabiliyet ve vazifeleri vardır. Her nevi arazide büyük hareket kudretine ve oldukça geniş hareket sahasına maliktirler. Gazdan müteessir olmazlar. Ayrıca yeni gözetleme tertibatı ile kendilerine yüksek bir görüş kabiliyeti verilmiştir. ”
            Her ülke kendi teknolojisi ve mali imkanları ölçüsünde Tank ve anti tank silahları geliştirmeye başlamıştır.


    

            İlk geliştirilen karşı tedbirler piyade ile birlikte hareket edebilen çekili ve seri ateşli toplar, nispeten ince zırhı delebilecek büyük çaplı piyade tüfekleri ve mayın üretimi olmuştur.




            Türk Ordusu “Tank Defi Silahı” adı verilen 4,7 cm çaplı çekili topları her piyade alayında 6 adet topun bulunduğu birer Bölük seviyesinde teşkilatlandırmış, Fransa ve Rusyadan sınırlı miktarda da olsa Tank alımı yapmıştır.
            1939 yılı itibarı ile Piyadenin Tank’ın ateş ve hareket kudretine karşın etkili bir karşı silah yoktur ve Motor Teknolojisi geliştikçe Tank Zırhı kalınlaşmaya, ateş gücü artmaya devam etmektedir. Eşitsizlik artarak devam eder.
            İkinci Dünya Savaşı başladığında Alman Ordularının Tank’ı sadece piyadenin önünü açmak yerine Tank, Zırhlı Piyadenin hava gücü ile desteklendiği bir konsept içerisinde kullanması ve Yıldırım Harekatı Panzer Birlikleri kavramlarını savaş alanına taşıması ile ikinci dünya savaşı Tank/Zırhlı Birlikler Savaşı haline dönüşmüştür.
            Piyade güçleri artık yanlarında Tank olmadan hareket edemez, Tank’ın etkisinin zayıfladığı ormanlık, dağlık arazilerin dışına çıkamaz hale gelmiştir.
            Bu durum akıl ve bilimi kullanan bütün güçlerin seferber olmasını sağlamıştır. En kısa zamanda Tank’a karşı Piyadenin zayıflığını ortadan kaldıracak bir teknoloji bulunması gayretleri arttırılır.
            Çalışmalar 1800 yıllarından beri bilinen Munroe-Neumann etkisi adı verilen ve esasen şekil verilmiş patlayıcının etkisinin artacağı teoremini yeniden incelenmesine sebep olmuştur.


            İsviçre’de başlayan, Fransa’da devam eden çalışma Amerika’da tamamlanır ve 1941 yılında BAZUKA’nın muharebe sahasına katılması ile yeni bir dönem başlamıştır Tank vs- Shaped Charge.


  

            Shaped Charge yada Türkçe versiyonu ile Boşluklu İmla Hakkı teknolojisi.kullanımdaki en ağır tankların bile zırhını delebiliyor, tek kişi tarafından taşınıp ateşlenebiliyor, silah basit, mühimmat ucuzdu.
            İlk olarak ABD tarafından kullanılmaya başlansa da hemen hemen aynı tarihlerde Alman Ordusu da benzer silahları envanterine katar, hatta tüfekten atılan modellerini de geliştirir.


            Shaped Charge teknolojisi ile üretilen HEAT mühimmatı zırha karşı büyük bir buluş olarak yaygınlaşır. Artık piyade birlikleri 50 tonluk savaş makinelerini durdurabilecek yeteneğe kavuşmuştur. Menzilin uzatılması için Bazuka yerine Geri Tepmesiz Toplar üretilmeye başlar,
            Karşılıklı gelişme bütün ordularda adım adım devam eder. Zırh kalınlaşır, Roketatarların çapı büyür, Geri Tepmesiz Toplar 57 mm den başlar 106 mm çapa kadar ulaşır.
            Kablo Güdümlü Tanksavar silahı, Optik Güdümlü Tanksavar Silahı, Seramik zırh ile karşılık bulur. Seramik Zırh’ın karşısına çift kademeli Shaped Charge (Hellfire) füzelerini, çıkar. Güdümlü Füzeler artık Helikopterlerden, İnsansız Hava Araçlarından da atılmakta Her türlü zırhlı araç Shaped Charge sistemi ile mücadeleye devam etmektedir.Mücadele devam eder ve bugünlere kadar gelir.


    

            Günümüzde Orta Doğuda yapılan savaşlarda ATGM nin (Anti Tank Güdümlü Mermi) artan kudreti ile muharebe sahasında yarattığı büyük tehdide tedbir arayışlarını zorunlu hale getirmiştir.
            Tehdit o kadar büyümüştür ki artık ATGM ler 5-6 km mesafeden ateşlenebilmekte, seramik zırh, aktif zırh dahil bir çok zırhı etkisiz hale getirebilmekte, pasif lazer ikaz sistemlerini güdüm teknolojisi sayesinde atlatabilmekte, Tank, Zırhlı Araç, Karakol Binaları, hatta İndirme anındaki helikopterlere karşı bile kullanılmaktadır.








 





            Terör Örgütleri tarafından kolaylıkla kullanılabilecek kadar kullanım basitleşmiştir, İkmali kolaydır, yarattığı tesir maliyete göre çok yüksektir. Kullanıldığında kamera kayıtlarının yapılabiliyor olması propaganda için kullanışlı hale getirmiştir.
            Bölgede o kadar yaygın kullanılmaktadır ki terör örgütleri video klipleri üretir hale gelmiştir. Amerikan ordusunun ürettiği ve Suudi Arabistan’a verdiği tanklar yine Amerikan ordusunun kullandığı TOW silahları ile vurulmakta, teröristler tarafından “yılın en iyi on tow atışı” isimli video klipleri internet sitelerinde paylaşım rekorları kırmaktadır.
            ATGM’ler Terör örgütleri ile yıllardır mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri için de Açık Yakın Tehdithaline gelmiştir. Teçhizat ve eğitim çalışmaları ATGM’ye karşı ivedilikle geliştirilmelidir. Hiç kimse sizin tedbir geliştirmenizi beklemez bugün çözüm için adım atılmalıdır. Yarın bedel yüksek olabilir.

"İlim tercüme ile olmaz, tetkik ile olur."

"Zaferin sırrı, orduların sevk ve idaresinde bilim ve teknik kurallarını yol gösterici olarak almaktır."

Mustafa Kemal ATATÜRK

zabitan.net@gmail.com
969 kez okundu
13.01.2018

Yorumlar