ENDÜSTRİ 4.0 (4’NCÜ SANAYİ DEVRİMİ) VE TÜRKİYE-Kenan YELKEN
ENDÜSTRİ 4.0 (4’NCÜ SANAYİ DEVRİMİ) VE TÜRKİYE
 
 
 
Endüstri 4.0, son dönemde sıkça kullanılan tabirler arasında yer alıyor. 
Sanayi devriminin dördüncü jenerasyonu olarak nitelendirilen Endüstri 4.0 ne anlama gelmektedir ve Türkiye’nin bu dönüşüm kapsamındaki durumu nedir? 
 
TARİHSEL GELİŞİM :
 
  
 
 
Endüstri 1.0 (1.Sanayi Devrimi) : Üretimin makineleşmesi ve elde edilen ürünlerin demiryolu ağları ile tüketim merkezlerine taşınması olarak tanımlanabilen Endüstri 1.0 su ve buhar gücünü kullanarak mekanik üretim sistemleri ile ortaya çıktı. 
 
Endüstri 2.0 (2.Sanayi Devrimi) : Üretimin makineleşerek seri üretime geçilmesi ve elde edilen ürünlerin demiryolu yanı sıra karayolu ağları ile tüketim merkezlerine taşınması olarak ifade edilen devrim kapsamında elektrik gücünün yardımıyla seri üretim tanıtılmıştı. 
 
Endüstri 3.0 (3.Sanayi Devrimi)’ı ise üretimde insan emeğinin en aza indirilmesi ve üretimin otomasyonu şeklinde ifade edebiliriz. Bu dönemde dijital devrim, elektroniklerin kullanımı ve Bilgi Teknolojilerinin gelişmesiyle üretim daha da otomatikleştirildi. 
Bu sürecin devamında, 21. Yüzyılda, otomatik makineler ve sanal ortamlar ile seri üretime, otomatik üretime ve diğer üretim modellerine Endüstri 4.0 gücü eklendi.
 
Endüstri 4.0, 4. Endüstri Devrimi ya da 4. Sanayi Devrimi terimi ilk olarak 2011 yılında Almanya Hannover Fuarı'nda kullanılmıştır. Ekim 2012 yılında Robert Bosch GmbH ve Henning Kagermann bir Çalışma Grubu oluşturmuşlar ve hazırladıkları “4. Sanayi Devrimi Öneri Dosyası”nı Alman Federal Hükümeti'ne sunmuşlardır. 08 Nisan 2013 tarihinde yine Hannover Fuarı'nda bu rapor uygulanmaya başlanmıştır. 
 
ENDÜSTRİ 4.0 NEDİR ? :
 
  En basit ifade ile Endüstri 4.0 ya da           4.Sanayi Devrimi; “tamamen makineleşme” yani “üretim sisteminden insanı çekme” diyebiliriz.
Endüstri 4.0, birçok çağdaş otomasyon sistemini, veri alışverişlerini ve üretim teknolojilerini içeren kollektif bir terimdir. 
 
 
 
Endüstri 4.0 genel hatlarıyla; robotların üretimi tamamen devralması, yapay zekanın gelişimi, üç boyutlu yazıcılarla üretimin fabrikalardan evlere inmesi, devasa miktardaki bilgi yığınını veri analizleriyle ayıklanıp değerlendirilmesi ve daha birçok yeniliklerle incelenebilir.
Endüstri 4.0, Siber-Fiziksel sistemlerin kavramına, nesnelerin, internetine ve hizmetlerin internetine dayalıdır. Bu yapı akıllı fabrikalar vizyonunun oluşmasına büyük katkı sağlar. 
Endüstri 4.0 genel olarak üç yapıdan oluşmaktadır;
 
1. Nesnelerin İnterneti
2. Hizmetlerin İnterneti
3. Siber-Fiziksel Sistemler
 
Bu devrim nesnelerin interneti, internetin hizmetleri ve siber-fiziksel sistemlerden oluşan bir değerler bütünüdür. Aynı zamanda bu yapı akıllı fabrika sisteminin oluşmasında büyük rol oynar. 
Bu devrim, üretim ortamında her bir verinin toplanmasına ve iyi bir şekilde izlenip analiz edilmesine olanak sağlayacağı için daha verimli iş modelleri ortaya çıkacaktır.
 
 
 
 
4’NCÜ SANAYİ DEVRİMİNİN ANA BİLEŞENLERİ : 
 
 
Endüstri 4.0 temel olarak Bilişim Teknolojileri ile Endüstriyi bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Ana bileşenleri ise; 
1. Yeni Nesil Yazılım ve Donanım : Bugünün klâsik donanımlarından farklı olarak düşük maliyetli, az yer kaplayan, az enerji harcayan, az ısı üreten, ancak bir o kadar da yüksek güvenilirlikte çalışan donanımlar ve bu donanımları çalıştıracak işletim ve yazılım sistemlerinin kaynak ve bellek kullanımı açısından tutumlu olması hedefidir.
2.  Cihaz Tabanlı İnternet : Yeryüzündeki tüm cihazların birbiriyle bilgi ve veri alışverişi için kullanıldığı, her türlü araç gerece entegre edilmiş, sensör ve işleticilerle donanmış, İnternet bağlantılı akıllı elektronik sistem bu sisteme kısaca Siber-Fiziksel Sistemler de denilebilir.
Üretim sürecinde fabrikalardaki makinelerde siber-fiziksel sistemlerin kullanılması demek insanlardan neredeyse bağımsız olarak kendi kendilerini koordine ve optimize ederek üretim yapabilecek 'akıllı fabrikalar' demektir. 
 
ENDÜSTRİ 4.0’IN PRENSİPLERİ:
Endüstri 4.0, altı prensibe dayanmaktadır. 
1. Karşılıklı Çalışabilirlik: Siber fiziksel sistemlerin yeteneği ile (örn. iş parçası taşıyıcıları, montaj istasyonları ve ürünleri) nesnelerin interneti ve hizmetlerin interneti üzerinden insanların ve akıllı fabrikaların birbirleriyle iletişim kurmasını içerir.
2. Sanallaştırma: Bu yapı akıllı fabrikaların sanal bir kopyasıdır. Sistem, sensör verilerinin sanal tesis ve simülasyon modelleri ile bağlanmasıyla oluşur.
3. Özerk Yönetim: Siber-Fiziksel sistemlerin akıllı fabrikalar içinde kendi kararlarını kendi verme yeteneğidir.
4. Gerçek-Zamanlı Yeteneği: Verileri toplama ve analiz etme yeteneğidir. Bu yapı anlayışın hızlıca yapılmasını sağlar.
5. Hizmet Oryantasyonu: Hizmetlerin interneti üzerinden siber-fiziksel sistemler, insanlar ve akıllı fabrika servisleri sunulmaktadır.
6. Modülerlik: Bireysel modüllerin değişen gereklilikleri için akıllı fabrikalara esnek adaptasyon sistemi sağlar.
 
ENDÜSTRİ 4.0'IN OLUMLU YÖNLERİ :
 
 
 
* Sistemin izlenmesi mümkün olacak ve arıza teşhisi kolaylaşacaktır.
* Sistemler ve bileşenleri öz farkındalık kazanacaktır.
* Sistemin çevre dostu olacak ve kaynak tasarrufu davranışlarıyla sürdürülebilir olacaktır.
* Daha yüksek verimlilik sağlanacaktır.
* Üretimde esneklik arttırılacaktır.
* Maliyetler azalacaktır. 
* Yeni hizmet ve iş modelleri geliştirilecektir.
* Üretimde sadece makinaların kullanılması ve aydınlatma vb. destek ürünleri kullanılmayacağı için enerji kullanımı büyük bir ölçüde azalacaktır. 
 
ENDÜSTRİ 4.0’IN OLUMSUZ YÖNLERİ :
* Robotların üretimi devralmasıyla insan gücüne duyulan ihtiyaç azalacak ve robotlar bir anlamda insanları işlerinden kovacaktır. Bu durum sadece fabrikalardaki mavi yakalılar için değil beyaz yakalılar içinde bir risktir çünkü yapay zeka ile robotları kodlayabilen robotlar ve tasarım yapabilen robotlar, üretimi devralacaktır.
* Endüstri 4.0 ile birlikte yeni meslekler (iletişim halinde olan makineler arasındaki anlaşmazlığı çözen makine avukatlığı gibi) ortaya çıkacağı öngörülse bile artan dünya nüfusu nedeniyle bu durum işsizliğe çare olamayacaktır.
* Siber güvenlik ihtiyacı en üst seviyeye çıkacaktır. 
*  Veri depolama için tek bir akıllı ve ileri teknolojili bilgisayar seçeneği oluşturulması gerekecektir. Mevcut teknoloji buna yeterli olmadığı için yeni teknolojlerin geliştirilmesi gerekecektir. 
 
TÜRKİYE’NİN ENDÜSTRİ 4.0’DAKİ YERİ :
Türkiye, dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biridir ve üretim kapasitesi Türkiye endüstrisini cazip kılmaktadır.
Ancak hal böyle olsa bile gelecekte robotların üretimi devralmasıyla insan gücüne olan ihtiyaç azalacak ve yabancı şirketlerin yatırımlarını kendi ülkelerine yapmalarını sağlayacaktır. 
Bu nedenle ülkemizin üretim merkezi yerine, inovasyon merkezi olarak gelişen global pazarda kendine yer bulması gerekmektedir.
Bu nedenle Türkiye’nin önünde zorlu bir süreç mevcuttur. 2. ve 3. Sanayi Devrimi arasında bir evrede bulunan ülkemizin, 10 ila 15 yıl içerisinde tamamen Endüstri 4.0 girileceği düşünüldüğünde gelişen teknolojiyi yakalayıp rekabet edebilecek konuma gelmelidir. 
Bu anlamda Türkiye’nin mühendisliği kız istemek için bir araç olarak kullananlara değil, ülkesini gelişen teknolojiye ayak uyduracak mühendislere ihtiyacı vardır.
 
TÜRKİYE’NİN YAPMASI GEREKENLER :
  * Endüstri 4.0 dönüşümüne ilişkin teknoloji üretimi konusunda lider ülkeler incelenmeli ve Türkiye’ye uygulanabilirliği konusunda çalışmalar  yapılmalıdır.
  * Kamu, özel sektör, araştırma kuruluşları ve üniversitelerin de içinde yer alacağı bir dönüşüm mekanizması oluşturulmalıdır.
 
  * Türk sanayisi için Endüstri 4.0’ın oluşturacağı potansiyel fayda ve maliyet ortaya konarak bu dönüşümü sağlayacak sektörler belirlenmelidir.
  * Sanayi Odalarının önderliğinde, üretimde etken olacak yüksek nitelikli iş gücünün oluşturulmasına yönelik eğitim stratejileri belirlenmeli ve buna bağlı olarak Bilim Liseleri kurulmalıdır.
  * Endüstri 4.0 iş hayatında bilgisayarlar tarafından yapılacak muhasebe, insan kaynakları, işletmecilik gibi günümüz mesleklerine yönelik iş gücünü yetiştiren üniversitelerin bölümlenmeleri düzenlenmeli, İktisadi İdari Bilimler Fakültelerinin kontenjanları en aza indirilmeli, bilime dayalı bölümlerin kontenjanları arttırılmalıdır. 
 
 
* Endüstri 4.0 kapsamında mevcut durumda insanlar tarafından yapılan bir çok iş robotlar tarafından yerine getirileceğinde, ortaya çıkacak çalışmayan büyük insan fazlalığı karşılayabilmek için geleceğin toplumuna yönelik eğitim değişikliğine gidilmesi gereklidir.
* Endüstri 4.0 entegrasyonu için gerekli alt yapı (siber fizik sistemleri, nesnelerin interneti,  büyük veri, bulut bilişim vb.) ihtiyacı belirlenmeli ve bu ihtiyacı karşılayacak çalışmalar başlatılmalıdır.
* AR-GE ile üretime sağlana teşvik ve destekler ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlenmelidir.
* Siber güvenlik konusunda yeni yapılanmalar düşünülmeli ve ülke genelinde Sivil Toplum Örgütleri, üniversiteler, özel sektör ve kamu işbirliği ile geliştirilecek modellemeler ile gerekli altyapı oluşturulmaya başlanmalıdır. 
 
SONUÇ :
 
 
- Endüstri 4.0 (4. Sanayi Devrimi) daha çok fabrikaları etkileyecek gibi görünse de aslında gelecekteki sosyal hayatımızı bile etkileyebilecek bir yeniliktir. 
- Üç boyutlu yazıcıları sadece sanayide değil, evlerimizde dahi kullanabilecek konuma geleceğiz. Kendi ihtiyaçlarımızı başkaları tarafından yapılan ürünlerle karşılamak yerine, kendi hayal gücümüzü kullanarak istediğimiz ürünü evimizde üretebilecek ve evimizi minik bir fabrikaya dönüştürebileceğiz.
- Günümüzde yaygın olan marka bağımlılığı gelecekte yerini fayda bağımlılığına bırakacaktır. Gelecekte hangi marka kıyafeti giydiğimiz değil yerine hangi faydalı kıyafeti giydiğimiz önem kazanacaktır ve bu faydalı kıyafetleri kendimiz evimizde üretebilir konuma geleceğiz.
- Endüstri 4.0 geleceğimizi iyi ve kötü yönleriyle doğrudan etkileyecektir. Gelecekte içerisinde insan olmayan ve ışığa ihtiyaç duymayan robotlarla çalışan fabrikalar bizi beklemekte ve insanoğlu artık robotlarla yarış içine girmeye hazırlanmalıdır. 
-  YAPMAMIZ GEREKEN; ENDÜSTRİ 4.0’DAN KAÇMAK DEĞİL, ONA EN İYİ ŞEKİLDE UYUM SAĞLAMAKTIR.
 
 
Mehmet Kenan YELKEN
www.kenanyelken.com
 
712 kez okundu
03.07.2018

Yorumlar