“HEP’E HEP” TÜRK’E ŞANTAJ YAPILMAZ! DR SELİM ERDOĞAN" EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
“HEP’E HEP” TÜRK’E ŞANTAJ YAPILMAZ! YAZAR-DR SELİM ERDOĞAN
 
 
(1)   İstiklal Savaşı’nın hep harp meydanlarında ya da mecliste geçen kısmından bahsediyoruz. Oysa bu tam bağımsızlık mücadelesinin bir de destansı diplomasi cephesi var. Örneğin İngilizler’i evire çevire yendiğimiz “Malta Sürgünleri” konusunu kaç kişi bilir?
 
 
(2)   Mondros Mütarekesi uyarınca Birleşik Krallık önderliğindeki emperyalist galipler 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ettiklerinde, Mustafa Kemal Paşa’nın girişimleriyle Anadolu’daki kongreler toplanmış, Ankara’da BMM açılma aşamasına gelmiştir.
 
 
(3)   Ancak işgalciler derhal tutuklamalara başlar, Paşa’nın girişimleriyle Misak’ı Milli’yi kabul eden Meclis-i Mebusan’ı basar. Sudan bahanelerle, suçları daha sonra isnat edilmek üzere asker, bürokrat, mebus, onlarca ismi derdest ederek Malta’ya sürgüne gönderir.
 
 
(4)   Oysa Kemal Paşa işgalden 2 ay önce tehlikenin varlığını sezmiş, başta 15. Kolordu Komutanı Kazım Paşa (Karabekir) olmak üzere Sivas ve Konya kolordularına telgraf çekerek bölgelerindeki İngiliz hareketlerinin dikkatle izlenmesi konusunda yetkilileri uyarmıştır.
 
 
(5)   İşte İngilizlerin Malta hamlesine karşılık Ankara hükümeti de kararlılığını gösterir ve en önemlisi Erzurum’daki Albay Rawlinson olmak üzere 32 İngiliz subayını tutuklar.
 
 
(6)   Başlangıçta İngilizler bunu ciddiye almaz, basit bir rehine krizi olarak görür. Ancak tutsak İngiliz subayların yakınları hükümete baskı yapmaya başladıkça İngiltere’de bir “asker - diplomat” mücadelesi de başlar.
 
 
(7)   Savunma Bakanı Churchill’in başını çektiği askerlere göre isyancı Türklerin elinde Kraliyet subaylarının bulunması onur kırıcıdır ve salıverilmeleri için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Diplomatlar ise asıl onur kırıcı olanın isyancılarla pazarlık yapmak olduğunu düşünmektedirler.
 
 
(8)   Mustafa Kemal Paşa’nın söylemi ise gayet açık ve nettir; HEPE HEP! Yani, Malta’daki tüm Türk esirlere karşılık Anadolu’daki tüm İngiliz tutsaklar.
 
 
(9)   İngilizlerin elinde Malta’da tutsak 109 Türk vardır ve aralarında Ali İhsan Paşa (Sabis), Yakup Şevki Paşa (Subaşı), Rauf Bey (Orbay) gibi daha sonra Milli Mücadele’de aktif rol oynayacak isimler de bulunmaktadır. Anadolu’da ise BMM’nin elinde 32 İngiliz subay vardır.
 
 
(10)   İstanbul’daki işgal komiserliğinin çabaları boşa çıkınca İngiliz hükümeti Mustafa Kemal’i pazarlık konusunda ikna etmesi için İstanbul hükümetini aracı olarak kullanmaya çalışır. Amaç Ankara’nın Sevr’i imzalaması için Malta sürgünlerini de şantaj aracı olarak kullanmaktır.
 
 
(11)   Hatta Londra Konferansı’na Ankara’yı temsilen giden Bekir Sami Bey’i bir şekilde ikna edip “Malta’daki bazı Türk esirlere karşılık Anadolu’daki tüm İngilizlerin serbest bırakılması” maddesini protokole sokmayı da başarırlar.
 
 
(12)   Ancak Mustafa Kemal ve Ankara bu tavizi reddeder, protokolü de yok sayar. Milli mücadele TAM BAĞIMSIZLIK demekse, mübadele de TÜM TÜRK ESİRLER için olacaktır, pazarlık söz konusu değildir.
 
 
(13)   İngilizler Ankara’nın Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde hem askeri, hem de ekonomik yönden sıkışmış durumda olduğunu düşünerek oyalama politikasına devam ederler. Bu arada 5’i kendi imkanlarıyla kaçan, toplam 47 Türk esiri bir iyi niyet gösterisi olarak serbest bırakırlar.
 
 
(14)   Buna karşılık Mustafa Kemal Paşa da hem mütekabiliyet olması, hem de Kuvayı Milliye’nin HEPE HEP konusundaki kararlılığını İngilizlere anlatması için 5 kişilik bir grubu serbest bırakır.
 
(15)   Sakarya Meydan Muharebesi ile birlikte ise rüzgar tersine dönmüş, İngilizlerin Sevr’in imzalanması konusundaki beklentileri suya düşmüştür.
 
(16)   Mustafa Kemal Paşa’nın kararlılığı nedeniyle “Malta sürgünleri” artık Türklere karşı bir şantaj malzemesi olmaktan çıkmış, İngiliz hükümetine kendi vatandaşları nezdinde de prestij kaybettiren bir yara haline gelmiştir.
 
 
(17)   En sonunda İngiltere 27 subayını kurtarabilmek için, elinde tuttuğu 52 Türk esiri kayıtsız şartsız teslim etmeyi kabul eder.
 
 
(18)   Erzurum’da tutuklu bulunan Albay Rawlinson İnebolu’da gerçekleşen o mübadele anını “kayıklardaki Türk esirlerin teslim edildiğini nefretle izledik” şeklinde anlatacaktır.
 
 
(19)   Mustafa Kemal Paşa İngilizlerle yaptığı diplomasi savaşını kazanmış, Malta’da Türk’e karşı şantaj malzemesi olarak tutulan 109 Türk esiri son ferdine kadar kayıtsız ve şartsız söküp almayı başarmıştır.
 
(20)   Geri alınan sürgünlerden Rauf Bey Büyük Taarruz’da Başbakan, Yakup Şevki Paşa (Sübaşı) ise 2. Ordu Komutanı olarak İstiklal Savaşı’na ve zafere büyük katkıda bulunacaktır.
 
(21)   23 Ekim 1921’de yapılan esir mübadelesi basit bir takas değil, Mustafa Kemal Paşa’nın bir yandan cephede Yunanlılara, öte yanda Yunanlıların iplerini tutan İngilizlere masada verdiği tarihi derstir!
 
 
Dr. Selim ERDOĞAN
 
https://twitter.com/SakaryaSavasi/status/1114842647011692545
 
 
 
 
108 kez okundu
07.04.2019

Yorumlar